Oturarak Oynanan Oyunlar
Oturarak oynanan oyunlar arasında, çizim ve tahmin etmeye dayalı 'Bil Bakalım Ne Çizdim' gibi oyunlar bulunur. Bu oyunlar çocukların yaratıcılıklarını ve görsel algılarını geliştirir.
Çocuklar İçin En İyisi Nasıl Olmalı?
Oturarak oynanan oyunlar arasında, çizim ve tahmin etmeye dayalı 'Bil Bakalım Ne Çizdim' gibi oyunlar bulunur. Bu oyunlar çocukların yaratıcılıklarını ve görsel algılarını geliştirir.
Masa oyunları çocukların problem çözme yeteneklerini, stratejik düşünme becerilerini ve kelime dağarcıklarını geliştirmelerine yardımcı olur.Aynı takım çalışmasını teşvik eder.
Çocukların sosyal becerilerini ve empati yeteneklerini arttıran rol yapma oyunları, çeşitli karakterleri canlandırmalarını sağlar. Evcilik veya doktorculuk gibi oyunlar, sosyal rolleri anlamalarına ve ilişkilerdeki dinamikleri öğrenmelerine olanak tanır.
Aile kutu oyunları, strateji, hız ve zeka gibi çeşitli becerileri geliştirebilir. Bu oyunlar, aynı zamanda rekabetçi ama eğlenceli bir ortamda takım çalışmasını ve sabrı öğretir.
Evde yapılabilecek basit malzemelerle sanat projeleri, örneğin ev yapımı kil veya doğal malzemelerle yapılan heykeller, çocukların hem yaratıcı düşünmesini teşvik eder hem de sanatsal yeteneklerini geliştirir.
“Kuşlar uçar, balıklar yüzer, çocuklar oynar.” Garry Landreth
Oyun, çocuğun öğrenme ve iletişim biçimidir. Bir başka deyişle, çocukların dili oyundur. Çocuklar oyun aracılığıyla duygularını ifade eder, sorular sorar, çevreleriyle ilişki kurar ve yaşamı öğrenirler. Oyun, çocukların hayal güçlerini aktif biçimde kullanarak yaşadıklarını anlamlandırmalarını sağlar. Oyun oynamak, çocuğun kendini ifade etmesine ve bizimle iletişim kurmasına önemli ölçüde katkı sunar. Oyun, mutlu ve sağlıklı bir çocuk gelişiminin vazgeçilmez bir parçasıdır. Temel olarak merak duygusunun ve öğrenme becerilerinin gelişmesine olanak tanır. Çocukların ev yaşamına katkıda bulunması, kardeşlerinin bakımına ve ev işlerine destek olması elbette gelişimleri açısından değerlidir. Ev yaşamına katılım, sorumluluk almayı ve öğrenmeyi destekler. Ancak özellikle 12 yaş altı çocuklar için oyuna özel zaman ayrılması, çocuğun hem psikolojik hem de bedensel sağlığı açısından elzemdir. Örneğin, kardeş bakımı sorumluluğunun ailenin en büyük çocuğu olan 8 yaşındaki bir çocuğa verilmesi, bu çocuğun sağlıklı gelişimi için ihtiyaç duyduğu alanı kısıtlayabilir. Çocukların çocuk olduğunu ve yetişkinliğe ulaşabilmek için sağlıklı bir gelişim sürecine ihtiyaç duyduklarını unutmamalıyız. Oyun oynayabilen çocuklar, kendilerini güvende hissettikleri için bunu yapabilirler. Sevgi, saygı ve güven ortamında büyüyen çocuklar oyun oynar; oyun aracılığıyla da gelişirler.
Çocuklar için oyun eğlenceden çok daha büyük anlamlar taşır. Çocuk oyun oynayarak kendini keşfeder, geliştirir, dünyayı tanır ve dünyanın işleyişine uyum sağlamaya çalışır. Bununla birlikte zor ve korkutucu olan duygularını ve deneyimlerini seçtiği oyunlar ve oyuncaklar yoluyla yansıtır. Böylece, olumsuz duyguları ile baş etmeyi oyun içinde öğrenir. Sorun çözme ve beceriler oyun yoluyla gelişir. Çocuk günlük yaşantılarını benzer durumlar yaratarak ve bunların üstesinden gelerek denemeyi ve düzenlemeyi öğrenir. Çocuğun gelişiminde oyunun birçok alanda önemi vardır. Oyun çocuğun güven oluşturmasını, kendini mutlu, sevilen ve güvenli hissetmesini sağlar. Sosyal becerilerinin gelişmesi için oyun gereklidir. Oyun çocuğa deneme yanılma yoluyla doğruyu bulmayı, başladığı işi bitirmeyi ve bir şeyler başarmak için çaba gerektiğini öğretir. Kurallara uyma becerisi kazandırmak, iş birliği yapmayı, yardımlaşmayı ve paylaşmayı öğretmek oyunun çocuğun sosyal gelişimine yaptığı katkılardır. Çocuklar erişkin rollerine oyun oynayarak hazır lanır. Ayrıca oyunlar kazanma ve kaybetmeyi yaşayarak öğrendiği süreçlerdir.
(Resmin üzerine tıklayarak oyun içeriğini izleyebilirsiniz.)
Bir kutudan renk zarı yapılır. Zarda ise Çocukların yeni öğrendikleri ya da zorlandıkları renkler olmalıdır. Zardaki renkler ise yan yana ve uzun bir şekilde sıralanır. Her birine bir çocuk geçer. Zarı ise yine bir çocuk tutar. Çocuk zarı atar, hangi renk gelirse o renk başında bulunan çocuk bir renk ilerler. Oyun bu şekilde devam eder. İlk önce renk sırasını bitiren çocuk oyunu kazanır.
Oyuncu çocuklar koşarak mendil hakeminin içinde olduğu dairenin içine gelirler. Oyun oyuncu çocuklardan birisinin mendili alıp takımının bulunduğu dip çizgiden çıkacak şekilde koşması ile sürer. Dip çizgisinin herhangi bir yerinden çıkması ile biter. Eğer vurulmadan sahayı terk ederse kazanır.
Masada duran sarı, kırmızı ve mavi renklerden birini söyleyerek öğrencilerden o renge dokunmadan başka renkteki kağıdı dokunmalarını istemektedir. Oyun sırasında öğretmen sürekli olarak renk isimleri söyleyerek öğrencileri yönlendirmekte ve "hızlı davranacaksınız" gibi teşviklerde bulunmaktadır.